🏠 Gayrimenkul Hukuku

Kira Sözleşmesi İptali ve Kiracı Tahliyesi: Ev Sahibinin Hakları

Av. Tolga Akdoğan
Av. Tolga Akdoğan Bağımsız Uzman Görüşü
📅 2026-07-30 · ⏱ ~8 dk okuma

Kira Sözleşmesi İptali ve Kiracı Tahliyesi: Ev Sahibinin Hakları Nelerdir?

Ev sahibi olmak, yıllarca süren emeğin, alın terinin ve belki de uykusuz gecelerin, fedakarlıkların bir sonucudur. Ancak büyük umutlarla, güvenle ve yatırım amacıyla aldığınız evinizi ya da ticari bir gelir elde etmek umuduyla iş yerinizi kiraya verdiğinizde, maalesef bazen işler planladığınız gibi gitmeyebilir. Kiranızın zamanında ödenmemesi, gözünüz gibi baktığınız evinize zarar verilmesi ya da kendi çocuğunuzun, ailenizin barınma ihtiyacının doğması gibi beklenmedik durumlar karşısında kendinizi çaresiz, elleri kolları bağlı hissediyor olabilirsiniz.

Peki, kira sözleşmesi iptali ve kiracı tahliyesi süreçlerinde ev sahibi olarak kanuni haklarınızın neler olduğunu tam olarak biliyor musunuz?

Endişelenmeyin! Bu kapsamlı ve pratik rehberde, güncel Türk Borçlar Kanunu (TBK) ışığında ev sahibinin haklarını, tahliye için geçerli yasal sebepleri, ihtarname gönderme süreçlerini ve dava aşamalarını sizler için adım adım, anlaşılır ve karmaşık hukuk terimlerinden uzak bir şekilde inceleyeceğiz. Çayınızı ya da kahvenizi alın, arkanıza yaslanın; çünkü bu yazı, kiralık mülkünüzle ilgili tüm soru işaretlerinizi giderecek ve size hukuki rotanızı çizecek.

Kira Sözleşmesi Nedir ve İptali Hangi Şartlara Bağlıdır?

Kira sözleşmesi; ev sahibinin (hukuki tabirle kiraya verenin) mülkünün kullanım hakkını belirli veya belirsiz bir süre için kiracıya bıraktığı, kiracının da bunun karşılığında anlaşılan kira bedelini zamanında ödemeyi üstlendiği karşılıklı bir anlaşmadır.

Toplumda yaygın olan yanlış bir genel kanı vardır: "Kira sözleşmesi süresi dolduğunda (örneğin sözleşme 1 yıllık yapılmışsa, o 1 yılın bitiminde) ev sahibi kiracıya 'sözleşmemiz bitti, evimden hemen çık' diyebilir." Hayır, diyemez! Türk Borçlar Kanunu, barınma hakkının kutsallığı çerçevesinde kiracıyı koruyan güçlü bir yapıya sahiptir. Sözleşme, kiracı çıkmak istemediği sürece ve kanunda açıkça belirtilen özel haklı sebepler oluşmadığı müddetçe aynı şartlarla ve kanuni zam oranlarıyla 1'er yıl daha uzamış sayılır.

İşte tam da bu noktada, ev sahibinin mağduriyetini gidermek adına elini güçlendiren ve kira sözleşmesi iptali ile kiracı tahliyesi yolunu yasal olarak açan haklı sebepler devreye girmektedir. Gelin bu sebeplere mercek tutalım.

Kiracı Tahliyesi İçin Geçerli Hukuki Sebepler Nelerdir?

Hukuk sistemimiz, mülkiyet hakkını da en az barınma hakkı kadar önemser. Ev sahibinin haklı nedenleri varsa, kiracıyı tahliye edebileceği kesin ve net durumlar şunlardır:

1. Kira Bedelinin Ödenmemesi (Temerrüt) Nedeniyle Tahliye

Bir ev sahibinin şüphesiz en büyük kabusu, ay sonu geldiğinde banka hesabında görmeyi beklediği kira bedelinin yatmamasıdır. Eğer kiracınız kiranızı ödemiyorsa, onu hemen eşyalarıyla kapı dışarı edemezsiniz, ancak yasal tahliye sürecini derhal başlatabilirsiniz.

Kirasını ödemeyen veya eksik ödeyen kiracıya noter kanalıyla veya icra dairesi aracılığıyla "Örnek No:13" olarak bilinen tahliye talepli bir ödeme emri (ihtarname) göndermeniz gerekir. Bu resmi belgede kiracıya, borcunu ödemesi için konut ve çatılı işyerlerinde 30 günlük yasal bir süre verilir.

Eğer kiracı bu 30 günlük süre içerisinde kiranın tamamını (varsa gecikme faizi ve icra masrafları dahil) eksiksiz olarak ödemezse, hukuken temerrüde düşmüş olur. Bu durumda 30 günlük süre biter bitmez İcra Hukuk Mahkemesi'nde veya Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tahliye davası açarak kiracınızı icra memurları aracılığıyla çıkarabilirsiniz.

⚠️ DİKKAT: İhtarnamenizde veya ödeme emrinizde bu 30 günlük süreyi açıkça belirtmez ve "verilen süre içinde ödeme yapılmazsa tahliye talep edilecektir" uyarısını hukuka uygun yazmazsanız, gönderdiğiniz evrak geçersiz sayılabilir. Bu nedenle ilk adımın mutlaka bir uzman avukat aracılığıyla atılması hayati önem taşır.

2. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye

Kiracınız kirayı hiç ödemiyor değil, ancak hep geciktiriyor; siz ihtar çekince zoraki ödüyor, sonraki ay yine aynı stresli senaryoyu mu yaşatıyor? Kanun koyucu bu psikolojik yıpranmada da ev sahibini yalnız bırakmamıştır.

Bir kira yılı (sözleşme dönemi) içerisinde, kira bedelini zamanında ödemediği için kiracıya farklı aylara ait iki ayrı haklı ihtar çekerseniz, o kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açma hakkı kazanırsınız. İki haklı ihtarda, temerrütte olduğu gibi 30 gün bekleyip davanın açılması şartı aranmaz; aynı dönem içinde (örneğin 1 yıllık kira sözleşmesinde Ocak ve Mart ayları kiralası için) iki farklı aya ait kiranın vaktinde ödenmemesi sebebiyle ihtarların kiracıya ulaşmış olması dava açmak için yeterlidir.

3. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye (Ev Sahibinin Gereksinimi)

Evinizi yıllar önce kiraya verdiniz ama bugün sizin, eşinizin, çocuklarınızın (altsoy), anne-babanızın (üstsoy) veya kanunen bakmakla yükümlü olduğunuz bir başka yakınınızın konut veya işyeri ihtiyacı doğdu. Peki bu durumda ne olacak?

TBK Madde 350'ye göre; ev sahibi gerçek, samimi ve zorunlu bir konut/işyeri ihtiyacı olduğunu mahkemede ispatlarsa, kira sözleşmesini dava yoluyla iptal edebilir. İhtiyacın "samimi ve zorunlu" olması şarttır. Örneğin; sırf kiracıyı çıkarıp evi daha yüksek bedelle başkasına kiralamak için bu yola başvurursanız veya halihazırda boş duran eşdeğer başka bir eviniz varken bu iddiada bulunursanız, mahkeme talebinizi büyük ihtimalle reddedecektir.

💡 ÖNEMLİ İPUCU: İhtiyaç nedeniyle tahliye davası kazanıp kiracınızı evden çıkardığınızda, haklı bir mücbir sebep olmaksızın o evi 3 yıl boyunca eski kiracınızdan başka hiç kimseye kiralayamazsınız. Eğer bu yasağı çiğneyip kiralarsanız, eski kiracınıza yüklü bir tazminat (1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere) ödemek zorunda kalırsınız!

4. Yeni Malikin (Yeni Ev Sahibinin) İhtiyacı Nedeniyle Tahliye

Hayalinizdeki o güzel evi nihayet satın aldınız, ancak içinde oturan bir kiracı var! Üzülmeyin, kanun evi yeni satın alan kişiye de özel bir tahliye hakkı tanıyor. Mülkü satın alan yeni malik, eğer kendisinin veya birinci derece yakınlarının bu eve ihtiyacı varsa kiracıyı yasal yollarla tahliye edebilir.

Ancak burada ev sahiplerinin çok sık hata yaptığı kritik bir süre şartı bulunmaktadır: Yeni malik, tapuyu devraldığı tarihten itibaren en geç 1 ay içinde kiracıya noterden ihtarname göndererek; mülkü satın aldığını ve kendi ihtiyacı için tahliye talep ettiğini bildirmek zorundadır. Bu ihtarname süresinde ulaştıktan sonra, satın alma tarihinden itibaren 6 ayın geçmesiyle tahliye davası açılabilir. (Alternatif olarak, eski ev sahibiyle yapılan kira sözleşmesinin bitiş tarihi 6 aydan daha yakın bir zamanaysa, o sözleşme bitiminde de 1 ay içinde dava açılabilir.)

5. Kiralananın Yeniden İnşası veya İmarı (Tadilat Nedeniyle Tahliye)

Ev çok eskidi, belki kentsel dönüşüme girecek ya da mülkte çok esaslı bir tadilat, genişletme yapılacak. Eğer bu tadilat, onarım veya yıkım çalışmaları sırasında binanın içinde yaşanması fiziksel olarak imkansızsa, ev sahibi tahliye davası açabilir. Ancak bu davanın kabulü için genellikle tadilat/mimari projelerinin onaylanmış olması ve mahkemeye delil olarak sunulması gerekir. Tıpkı ihtiyaç nedeninde olduğu gibi, burada da tadilat bittikten sonra mülkü başkasına kiralama yasağı vardır ve eski kiracıya "yeniden kiralama önceliği" teklif edilmelidir.

6. 10 Yıllık Uzama Süresinin Dolması (Sebepsiz Tahliye Hakkı)

Kiracınız mükemmel olabilir, sözleşme kurallarına harfiyen uyuyor ve kirasını düzenli ödüyor olabilir. Ancak mülkiyet hakkının sınırsızca kısıtlanmaması ve ev sahibinin kendi mülkü üzerinde sonsuza kadar söz hakkını kaybetmemesi için hukukumuzda "10 yıllık uzama süresi" kuralı bulunur.

Sözleşme süresi (örneğin 1 yıl) bittikten sonra kendiliğinden başlayan 1'er yıllık uzama süreleri toplam 10 yılı doldurduğunda, ev sahibi herhangi bir sebep göstermeksizin kiracıyı tahliye edebilir. Ancak bunun için ciddi bir şekil şartı vardır: 10. uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce kiracıya noter kanalıyla "sözleşmeyi yenilemeyeceğinize dair" ihtarname gönderilmesi zorunludur.

📌 BİLİYOR MUYDUNUZ: 10 yıllık süre, sözleşmenin imzalandığı başlangıç tarihinden itibaren değil, ilk sözleşme süresinin bittiği tarihten itibaren sayılmaya başlar. Yani 1 yıllık bir sözleşmede, kiracının o evde toplamda 11 yılını doldurması gerekir ki bu hak kullanılabilsin.

7. Kiracının Evi Özenle Kullanma ve Komşulara Saygı Gösterme Borcu

Kiracının tek sorumluluğu kira bedelini yatırmak değildir. Mülkü kendi malıymış gibi özenle kullanmalı ve apartmandaki diğer komşulara saygı göstermelidir. Evin içinde kolon kesmek, duvarları yıkmak, komşulara sürekli rahatsızlık vermek (gece yarısı gürültü yapmak, ortak alanları işgal etmek, ahlaka aykırı işler yürütmek) kiracının yükümlülüklerine ağır aykırılık teşkil eder.

Eğer kiracı bu temel kuralları ihlal ederse, ev sahibi kiracıya noter aracılığıyla ihtarname göndererek durumun düzeltilmesi için en az 30 gün süre verir. Durumun çekilmez hale geldiği acil ve ağır senaryolarda bu süre dahi verilmeden doğrudan sözleşme feshedilebilir. Kiracı uyarıya rağmen düzelmezse, ev sahibi derhal tahliye davası açabilir.

---

Tahliye Taahhütnamesi Nedir ve Kiracı Nasıl Çıkarılır?

Tahliye süreçlerinde ev sahibinin elini en çok rahatlatan ve davaları en çok kısaltan sihirli belge Tahliye Taahhütnamesidir. Kiracının, mülkü belirli bir tarihte tamamen boşaltacağını hür iradesiyle ve yazılı olarak kabul ettiği bu belge, ev sahibine büyük bir hukuki güç verir.

Ancak geçerli bir tahliye taahhütnamesi oluşturmak sanıldığı kadar basit değildir. Hukuken geçerli olması için şu şartlar kesinlikle sağlanmalıdır:

Eğer elinizde usulüne uygun, geçerli bir tahliye taahhütnamesi varsa; taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay içinde icra dairesine başvurarak tahliye emri gönderebilir veya doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi'nde tahliye davası açabilirsiniz. Süreyi (1 ay) kaçırırsanız bu hakkınız o yıl için yanar.

---

Tahliye Davalarında Zorunlu Arabuluculuk Süreci (1 Eylül 2023 Sonrası)

Ev sahiplerinin ve kiracıların dikkat etmesi gereken en güncel ve en kritik hukuki gelişme, 1 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe giren zorunlu arabuluculuk uygulamasıdır. Artık tahliye, kira bedeli tespiti, kira uyarlaması veya kiradan kaynaklı alacak davaları açmadan önce arabulucuya başvurmak kesin bir dava şartıdır.

Yani, elinizde tahliye için çok haklı bir sebep (örneğin ihtiyaç, 10 yıl dolması, geçerli bir tahliye taahhüdü vb.) olsa bile, doğrudan adliyenin yolunu tutup hakime dilekçe veremezsiniz. Önce adliyelerdeki Arabuluculuk Bürosu'na başvurarak süreci başlatmanız gerekir. Arabulucu, sizi ve kiracınızı bir araya getirerek bir uzlaşma zemini arar. Eğer anlaşamazsanız, arabulucu "anlaşmazlık tutanağı" düzenler ve siz ancak bu son tutanakla birlikte mahkemeye başvurup tahliye davanızı açabilirsiniz.

⚠️ DİKKAT: Arabulucuya gitmeden doğrudan dava açarsanız, davanız esasa girilmeden sırf "dava şartı yokluğu" nedeniyle doğrudan reddedilir! Arabuluculuk süreci ortalama 3-4 hafta sürer. Toplantıya katılıp tutanak tutturmak zorunludur ancak anlaşmak zorunlu değildir.

---

Kira Tespit Davaları ile Tahliyenin İlişkisi

Birçok ev sahibinin asıl derdi kiracısını sokağa atmak değil, enflasyon karşısında eriyen kira bedelini güncel rayiçlere çekmektir. Eğer kiracıyı çıkarmaktaki tek amacınız evi daha yüksek bedelle başkasına kiralamaksa ve kiracınız en az 5 yıldır o mülkte ikamet ediyorsa, zorlu ve sonucu belirsiz tahliye davaları yerine Kira Tespit Davası açmayı düşünebilirsiniz.

Kira tespit davası ile kira bedelinin, kanuni yüzde 25 veya TÜFE oranlarına sıkışıp kalmadan, civardaki emsal kiralara ve evin güncel durumuna (rayiç bedele) yükseltilmesini mahkemeden talep edebilirsiniz. Tahliye davası (ihtiyacınızı kanıtlayamazsanız) reddedilebilir, ancak kira tespit davası 5. yılını dolduran kiracılar için mutlak bir haktır ve mülkünüzden hak ettiğiniz geliri elde etmenizi sağlar.

---

📌 Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Soru 1: Kiracı kirayı ödemezse hemen, ertesi gün kapıya koyabilir miyim?

Cevap: Kesinlikle hayır. Hukukumuzda "kirayı ödemedin, hemen eşyalarını topla çık" gibi eylemsel bir durum söz konusu olamaz. Mutlaka yasal süreç işletilmelidir. Önce kiracıya 30 günlük ödeme süresi veren resmi ihtarname gönderilmeli, bu süre sonunda ödeme yapılmazsa icra takibi ve/veya mahkeme yoluyla tahliye kararı alınmalıdır. Kendi başınıza çilingirle kapıyı açmanız, kilidi değiştirmeniz veya kiracının eşyalarını dışarı atmanız Türk Ceza Kanunu'na göre suç teşkil eder (Konut Dokunulmazlığını İhlal).

Soru 2: Sözleşmem 1 yıllıktı, süre haftaya bitiyor. "Sözleşme bitti" diyerek kiracıyı çıkarabilir miyim?

Cevap: Hayır, çıkaramazsınız. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşme süresinin bitmesi, ev sahibine tek başına sözleşmeyi feshetme ve tahliye hakkı vermez. Sözleşme kanun gereği otomatik olarak 1 tam yıl daha uzar. Kiracıyı çıkarabilmek için yazımızda detaylandırdığımız; ihtiyacınız olması, kiracının kirayı ödememesi ya da 10 yıllık uzama süresinin dolması gibi yasal haklı sebeplerin kanıtlanması gerekir.

Soru 3: Kiracının faturaları veya apartman aidatını ödememesi tahliye sebebi midir?

Cevap: Aidat ve ortak giderler aksine bir anlaşma yoksa kiracıya aittir. Kiracının apartman aidatını ödememesi, tıpkı ana kira bedelini ödememesi gibi hukuki sonuç doğurur. Ev sahibi, ödenmeyen aidatlar nedeniyle kiracıya ihtar gönderip 30 günlük süre verebilir, ödenmezse temerrüt nedeniyle tahliye davası açabilir. Ancak elektrik, su gibi faturalar kiracının kendi adınaysa ve ödenmiyorsa bu sadece aboneliğin kesilmesine neden olur, ev sahibine doğrudan tahliye hakkı vermez.

Soru 4: Tahliye davası açarsam mahkeme süreci ne kadar sürer?

Cevap: Türkiye'deki mahkemelerin yoğunluğuna, davanın türüne, delillerin toplanmasına ve tebligat süreçlerine göre değişmekle birlikte tahliye davaları genellikle ilk derece mahkemesinde 8 ay ile 1.5 yıl arasında sürebilmektedir. İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) süreçleri de hesaba katıldığında bu süre maalesef uzayabilmektedir. Bu yüzden ihtarnameyi doğru çekmek ve süreci uzman bir avukatla hatasız yürütmek zaman kaybını önlemenin tek yoludur.

---

Kira Sözleşmesi İptali Sürecinde İhtarname Usulünün Hayati Önemi

Tüm tahliye süreçlerinin bel kemiği, atılacak ilk adım olan ihtarnamelerdir. İster kirayı ödememe olsun, ister yeni malik ihtiyacı, isterse 10 yıllık sürenin dolumu olsun; kanunun aradığı sürelerde, kanunun aradığı zorunlu şekil şartlarına uygun bir ihtarname göndermezseniz açtığınız davayı daha en baştan, usulden kaybedersiniz.

Dava usulden reddedildiğinde; o güne kadar geçen aylarınız, ödediğiniz yüksek mahkeme masrafları ve harçlar çöpe gider. Üstelik karşı tarafın avukatına da yasal vekalet ücreti ödemek zorunda kalırsınız. Daha da kötüsü, yasal süreleri kaçırdığınız için davanızı yeniden açabilmek adına bir sonraki kira dönemine kadar (belki 1 yıl daha) beklemek zorunda kalabilirsiniz. Hata yapma lüksünüzün olmadığı bu süreçte, tüm ihtarnamelerin noter aracılığıyla ve mutlaka bir hukukçu gözetiminde hazırlanması elzemdir.

Tahliye Kararının İcrası Nasıl Gerçekleşir?

Diyelim ki sabrettiniz, yasal süreçleri doğru yönettiniz ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nden veya İcra Mahkemesi'nden "Tahliye Kararı" aldınız. Kiracı o gün pılını pırtını toplayıp çıkacak mı? Keşke öyle olsa, ama her zaman değil.

Mahkemeden aldığınız bu gerekçeli kararı, İcra Dairesi'ne götürerek işleme koymanız (ilamlı icra) gerekir. İcra müdürlüğü kiracıya bir tahliye emri (muhtıra) gönderir ve evi boşaltması için belirli bir süre (genellikle 7 ila 15 gün) verir. Bu sürenin sonunda kiracı inatla hala evi boşaltmamışsa; icra memurları, gerekirse polis/jandarma gibi kolluk kuvvetleri ve çilingir eşliğinde adrese giderek zorla tahliye (cebri icra) işlemi gerçekleştirir. Kiracının eşyaları tek tek tutanak altına alınarak yediemin deposuna nakledilir ve mülkünüz tamamen boş, temizlenmiş olarak tutanakla tarafınıza teslim edilir.

Sonuç Olarak Ev Sahibinin Çizmesi Gereken Doğru Rota

Görüldüğü üzere, kira sözleşmesi iptali ve kiracı tahliyesi süreçleri son derece teknik detaylar barındıran, katı sürelere sıkı sıkıya bağlı ve karmaşık bir hukuki altyapıya sahiptir. "İnternetten bulduğum şablon bir ihtarname örneği ile ben bu süreci kendim yönetirim" yanılgısı, ev sahiplerine çoğu zaman büyük maddi kayıplar ve yıllarca süren sinir harpleri olarak geri dönmektedir. Yanlış atılan ufacık bir adım, bir kelime eksikliği, davanın reddedilmesine ve mülkünüzden çok daha uzun süre mahrum kalmanıza yol açacaktır.

Mülkünüz üzerindeki haklarınıza en hızlı, güvenilir ve yasal yoldan yeniden kavuşmak; maddi ve manevi zararlarınızı en aza indirmek ancak alanında tecrübeli bir gayrimenkul ve kira hukuku avukatıyla stratejik çalışmakla mümkündür.

Bu konuda daha detaylı bilgi ve hukuki danışmanlık almak için Samsun'da faaliyet gösteren Av. Tolga Akdoğan ile iletişime geçebilirsiniz. Kendisine akdoganhukuk.com.tr adresinden veya +90 362 230 30 15 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Detaylı Bilgi ve Hukuki Danışmanlık

Bu konuda daha detaylı bilgi almak veya hukuki sürecinizi başlatmak için Samsun'da faaliyet gösteren Av. Tolga Akdoğan ile iletişime geçebilirsiniz.